|
Erol KILINÇ tarafından yazıldı
|
|
Perşembe, 29 Ekim 2009 13:55 |
|
İş adamının işleri bozulmuştu. Ne yaptıysa olmuyordu. Bir zamanlar çok başarılı bir insan olmasına rağmen şimdi büyük olan sadece borçlarıydı. Bir taraftan kredi verenler onu sıkıştırıyor, diğer taraftan bir sürü insan ödeme bekliyordu. Çok bunalmıştı ve hiçbir çıkış yolu bulamıyordu. Nefes almak için parka gitti. Bir banka oturdu, başını ellerinin arasına aldı ve bu durumdan nasıl kurtulacağını düşünmeye başladı....
Tam bu sırada birden, önünde yaşlı bir adam durdu,’Çok üzgün görünüyorsun. Seni rahatsız eden bir şey olduğu belli. Benimle paylaşmak ister misin?’ diye sordu. Yaşlı adam iş adamının yakınmalarını dinledikten sonra da,’Sana yardım edebilirim’ dedi. Çek defterini çıkardı. İş adamının adını sordu ve ona bir çek yazdı. Çeki ona verirken de şöyle dedi:’Bu para senin. Bir yıl sonra seninle burada buluştuğumuzda bana olan borcunu ödersin. Hadi al’ dedi ve yaşlı adam geldiği gibi hızla gözden kayboldu. İş adamı elindeki çeke baktı. Çekte 500 bin dolar yazıyordu ve imza ise John Rockefeller’e aitti, yani o gün için dünyanın en zengin adamına.’Tüm borçlarını hemen ödeyebilirim diye düşündü. John Rockefeller’e ait bu çekle her şeyi çözebilirdi. Ama çeki bozdurmaktan vazgeçti. Bu değerli çeki kasasına koydu. Onun kasasında olduğunu bilmenin güveniyle yepyeni bir iyimserlikle işine tekrar dört elle sarıldı. Büyük küçük demeden tüm işleri değerlendirmeye başladı. Ödeme planlarını yeniden yapılandırdı. İyi yapılan işler yeni işleri doğurdu. Birkaç ay sonra tekrar işlerini yoluna koyabilmişti. Takip eden aylarda ise borçlarından tümüyle kurtulup hatta para kazanmaya başlamıştı. Tüm bir yıl boyunca çalıştı durdu. Tam bir yıl sonra, elinde bozulmamış çek ile parka gitti. Kararlaştırılmış saatin gelmesini bekledi. Tam zamanında yaşlı adamının hızla ona doğru geldiğini gördü. Tam ona çekini verip başarı öyküsünü paylaşacakken bir hemşire koşarak geldi ve adamı yakaladı. Hemşire,’Onu bulduğuma çok sevindin, umarım sizi rahatsız etmemiştir dedi. Çünkü bu bey sürekli olarak huzur evinden kaçıp, bu parka geliyor. Herkese kendisinin John Rockefeller olduğunu söylüyor diye ekledi. Hemşire adamın koluna girip onunla birlikte uzaklaştı. İş adamı şaşkın bir şekilde öylece durdu kaldı. Sanki donmuştu. Tüm yıl boyunca arkasında yarım milyon dolar olduğuna inanarak işler almış, yapmış ve satmıştı. Birden, hayatının akışının değiştiren şeyin para olmadığını fark etti. Hayatını değiştiren, yeniden kendine duymaya başladığı güven ve inançtı. Başarının sırrı, kasamızda duran değil kendi kalbimizde ve kafamızda olanlardır. Başka yerde aramaya gerek yok. |
|
Son Güncelleme: Çarşamba, 18 Mayıs 2011 12:26 |
Yorumlar
Evet insanın kendisine güvenipte şu ölümlü hayatta başaramıyaçağı tek bir iş bile yoktur.issan oğlu biraz kendisine güvenmesi lazım diye düşünüyorum.
önce güvenecek bir dalın olacak bu bir dostun,kasandak i karşılıksız olduğunu bilmediğin çekin,veya ürettiğin ürünü almayacak olan yalancı bir müsteri bile olabilir.heraman planlı projeli olacaksın hayatı tek bir planla yaşamayacaksın herzaman hazırda bir b planın olacak.sonra sabırlı cesaretli olacaksın.Yapacaklarını önce masada sonra hayatta uygulayacaksın ATATÜRK gibi...
ZATEN PAYGAMBERİMİZDE BUYURMUŞLAR: (SAV)
TİCARETTE CESUR OLUN
ZATEN 3 KURAL VAR: SABIR, CESARET, GÜVEN
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.