|
Çocuklugumdan beri hep iyi bir dinleyici olduğuma inanırım. Her ne kadar on yıl öncesine göre bu becerimi geliştirmemişsem de, itiraf etmeliyim ki, hala ancak yeterli bir dinleyici sayılırım.
Etkili dinleme, sadece başkalarının sözünü kesmek ya da onların cümlelerini bitirmek gibi kötü alışkanlıklardan kaçınmayı saglamaz. Aynı zamanda hemen karşılık vermek için karşınızdakinin sözlerini bitirmesini sabırsızlıkla beklemeden, onun söyleyeceklerini sonuna kadar dinlemeye gönüllü olmaktır...
Dinlemeyi becemeyişimiz bir bakıma yaşam tarzımızı da simgelemektedir. Çogu zaman iletişimi, sanki bir yarışmış gibi görürüz. Sanki hedefimiz, konuşan kişinin cümlesini bitirdigi an ile bizim başlamamız arasında en küçük bir zaman boşlugu bırakmak gibidir.
Geçenlerde bir arkadaşımla birlikte bir lokantada yemekteydik. Bir yandan da cevremizde geçen konuşmalara kulak kabartıyorduk. Kimsenin dinledigi yoktu. Sanki birbirlerini dinlememeyi sıraya koymuş gibiydiler... Arkadaşıma bende aynı şeyi yapıyorum mu diye sordum. Bana gülümseyerek "eh bazen " dedi...
Cevap verme hızınızı kesip kesip iyi bir dinleyici olmak, sizin daha huzurlu bir insan olmanızı saglar. Çünkü üstünüzdeki baskıyı azaltır. Bir geniş caplı düşünecek olursak, hemen cevabı yapıştırmak için karsımızdakinin ne söyleyececegini tahmin etmeye calışmanın, ne çok enerji tükettigini ve insanı gerdiğini fark edersiniz. Oysa konuşan kişinin bitirmesini beklerken ve söylenenleri dikkatle dinlerken üzerinizdeki baskının kaltığını görürsünüz.
Siz, kendinizi daha rahat hissedince, bu rahatlığınız konuştuğunuz insanlara da gececektir. Daha iyi bir dinleyici olmak sizi sadece daha sabırlı bir insan yapmakla kalmaz, ilişkilerinizin kalitesinide arttırır...
Söylediklerini gercekten dinleyen biriyle konuşmayı herkes sever....
İyi birer dinleyici olmak ve oldurtmak ilişkisi içinde esenle kalın......
Erol KILINÇ |
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.