Şuanda 26 konuk çevrimiçi
     
Açık Toplum ve Demokrasi İlişkisi PDF Yazdır e-Posta
Yrd. Doç. Dr. Celil ABUZER tarafından yazıldı   
Salı, 14 Aralık 2010 01:28

Değerli dostlar, bugün sizlerle, toplumsal yaşam serüvenimiz üzerine yeniden düşünmek ve sorgulamak adına farklı kaynaklardan derlemiş olduğum “açık toplum” yazılarını paylaşmak istiyorum. Yıllarca demokrasi, sosyal devlet, sosyal adalet, sosyal demokrasi gibi kavramları dillerinden hiç düşürmeyen ama, hiçbir zaman da ne sosyal ve ne de demokrat olmayan bir grup seçkinci mutlu azınlığın! beyaz türklerin! bizlerden esirgediği gerçeklerle bir kez daha yüzleşelim istiyorum. Bu vesileyle belki, toplumu yıllarca hayali düşmanlıklarla, yapay gündemlerle oyalarken kendilerinin deveyi hamuduyla nasıl götürdüklerini daha iyi anlarız.

Bugün yönetimsel olarak demokrasiden söz edildiğinde karşımıza “açık toplum”, “kapalı toplum” kavramları çıkar. Şimdi bu kavramlar nedir, ne değildir diye bir göz atalım:

Açık toplum (open society) kavramı, Henri Bergson’a atfedilse de, siyaset dünyasına bilim ve siyaset felsefecisi Karl R. Popper (1902-1994) tarafından hediye edilmiştir. Popper, toplumları yönetim bakımından “otoriter” ve “özgür” olarak iki ayrı kategoride ele alır. Birinci tip toplumların sürekli yeni baskı yönetimleri oluşturacağını, açık ve özgür toplumların ise, baskıcı eğilimleri belli ölçüde engellediği için en iyi toplum düzeni olduğunu söyler.

Peki nedir açık toplum? Açık toplum, bütün vatandaşların aynı yasalara tabi olduğu, devletin denetim gücünün ve ideolojik baskıların en aza indirildiği, düşünce ve ifade özgürlüğünün, fikir akışının ve toplumsal hareketliliğin yasal düzenlemelerle güvence altına alındığı toplumdur. Vatandaşların yönetime etkin bir biçimde katılabildiği, iktidarı elinde tutanları, hükümet politikalarını serbestçe eleştirebildiği ve başarısız yöneticilerin görevden alınması gibi imkanlar sunan özgür bir toplumu, yönetimi öngörür açık toplum.

Bu anlamda açık toplum, daha ziyade kast tipi toplumları nitelemek için kullanılan “kapalı sınıf toplumu” kavramının karşıtı olarak düşünülebilir. Çünkü, açık toplumlar, kapalı toplumların tersine, etkinlik, yaratıcılık ve bireylerin çoğunun yenilenmesi üzerine kuruludur. Haklı eleştirilere yanıt veremeyen yöneticileri görevden alabilmeyi sağlama anlamında hem liberal hem de demokratik olmak zorundadır.

Bu çerçevede; açık toplumlarda devlet şeffaf ve esnektir. Hiçbir sırrı halkından gizleyemez, bu toplum modeli tamamen otoriterlik karşıtıdır ve herkes devletin güvencesi altındadır. Siyasi hürriyet ve insan hakları açık toplum yapısının temel taşları olurken, diktatörlükler ve otokratik mutlakiyetler kapalı toplum yapısının gözlenebileceği devletlerdir.

Açık bir toplum aynı zamanda çoğulcu ve heterojen olmalıdır ki, eldeki problemlere en fazla bakış açısıyla bakılabilsin. Bunun için de “sivil toplum” anlayışı önemlidir. Vatandaşlar, iktidar yapılarını/yapılanmalarını açık toplumda, iktidarın (düşmanca) mukabelesiyle karşılaşma korkusu olmadan açık ve aleni olarak tenkit edebilirler. Toplum devletin engellemesi ve manipülasyonu olmadan doğal yollarla serbestçe gelişebilir. Düşünce, inanç ve icraat özgürlüğü azami seviyededir. Toplum totaliter yönetimlerde olduğu gibi boğucu bir disiplin içinde tutulmaz.

Açık toplum, bir taraftan iyi bir kamu düzenini, sosyal ahengi ve anayasal demokrasiyi muhafaza ederken, bir yandan da toplumun devletten olabildiğince ve alabildiğince bağımsız olmasına imkân sağlayan bir toplumsal yapılanmadır.

Diğer taraftan; açık toplumu demokrasinin tam anlamıyla hakim olduğu toplum düzeni olarak da tanımlayabiliriz. Abraham Lincoln demokrasiyi “halkın, halk tarafından, halk için yönetimi” olarak tarif eder. Bu ideal tanım demokrasinin üç temel özelliğini ortaya koymaktadır. Bunlar; temsil, katılım ve denetimdir.

Halkın, temsilcilerini seçme özgürlüğünün bulunduğu, yönetime aktif olarak katılabildiği ve temsilcilerinin karar ve eylemlerini denetleyebildiği bir siyasal düzen ancak demokrasi olarak adlandırılabilir. Karl Popper’in terminolojisi ile ifade edecek olursak, demokrasi bir Açık Toplum düzeni olmalıdır. Şeffaflık (açıklık) demokrasinin gereğidir. Yönetilenler (halk) ile yöneticiler arasında yakın bir iletişimin daima mevcut olması gerekir. Yönetim ve iletişim, birbirlerinden ayrılamayacak iki kavramdır. Son zamanlarda kullanılmaya başlanan “governance“ kavramı, yöneticiler ile yönetilenler arasındaki iletişimin önemini ortaya koyması açısından değer taşımaktadır.

Bu bağlamda; anlatılanlar çerçevesinde açık toplumun genel özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

-          Bağımsız yargının korunduğu bir hukuk düzeni.

-          Vatandaşlık haklarının sosyal güvence altına alınması.

-          Çatışmaların barışçıl çözüme kavuşturulmasında kararlılık.

-          Yolsuzlukları engellemeye yönelik işleyen bir yasal düzen.

-          Özgür ve çoğulcu toplum yapısı.

-          Temel insan haklarının korunduğu, ayrımcılığın olmadığı, düşünce ve inanç özgürlüğünün sağlandığı, uzlaşı kültürünün, hoşgörünün hakim olduğu toplum yapısı.

-          Kanunların herhangi bir ayrımcılık yapmadan herkese eşit olarak uygulanması.

-          Kısacası; insanın insan olduğu için saygı gördüğü, değerli olduğu ve herkesle eşit haklara sahip olduğu toplum sistemi.

Değerli dostlar, böyle bir toplumu herkesten çok bizim toplumumuzun hak ettiğini düşünüyorum. Ama, demokrasi, özgürlük, insanca yaşamak bir bedel ister. Bu bedel vatandaş olarak onurlu duruştur, dik duruştur, sivil toplum algısı çerçevesinde hak arayışıdır, dönen dolapların, oynanan oyunların, sağ gösterip sol vuruşların farkına varıştır. Bu millet yukarıda bahsetmeğe çalıştığımız insani değerlerle daha yeni yeni tanışıyor. Yıllardır ne kadar çok kandırıldığımız, uyutulduğumuz şimdi daha iyi anlaşılıyor. Bize doğru diye yutturulan bütün gerçeklerle bu toplumun yüzleşmesine az kaldı. O günü hissedebiliyorum. O gün yıllarca ne kadar da çok kandırıldığımızı daha iyi anlayacak, fotoğrafı bütün çıplaklığıyla görebilecek, toplumsal kardeşliğimizi, bütünleşmemizi yeniden inşa edecek ve güçlü Türkiye nasıl olurmuş bütün dünyaya göstereceğiz. Artık minare çuvala sığmıyor…

Saygılarımla…14.12.2010

Yrd.Doç.Dr. Celil ABUZER

Son Güncelleme: Çarşamba, 15 Aralık 2010 13:30
 

Yorumlar  

 
0 #7 ali çolak 16-02-2011 05:34
hocam allah razı olsun ellerinize sağlık....
Alıntı
 
 
0 #6 Halil İbrahim SÖYLEMEZ 01-01-2011 01:41
Sayın Hocam; Eline Sağlık.
Alıntı
 
 
0 #5 ALİ GÖK 28-12-2010 06:24
herkese selamlar.şaban abimin düşüncelerine aynen katılıyorum,akt epemizin,yetişt irmiş olduğu Celil hoca ve onun gibi düşünen kişilere çok ihtiyacı var.
Alıntı
 
 
0 #4 21-12-2010 18:55
yüreginize saglık. yazılarınızın devamını bekleriz
Alıntı
 
 
0 #3 21-12-2010 00:33
Sayın hocam yazınız için teşekkür ederim. İnşallah, kişilerle değil; kavramlarla düşünür hale gelir aktepeli gençlik. Bu yöndeki çabalarınız için teşekkür ediyorum. Allah kaleminize kuvvet, işlerinize muvaffakiyetler versin.
Alıntı
 
 
0 #2 saban 20-12-2010 20:47
Hocam merhabalar.

Yönetici değilim sitede ama siz ve siz gibilerin katkılarını sitede bekleriz...
Sanırım işleriniz yoğunki zaman zaman görüyorum yazılarınızı...
Daha fazlasını bekliyoruz yazı ve benzeri etkinlikleriniz i....

Şaban ÇAĞLAK

Emek veren herkese teşekkür ederek herkese selam olsun diyorum....sevgiler.
Alıntı
 
 
0 #1 16-12-2010 00:41
güzel bi makale olmuş elinize saglık hocam
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son yorumlar

Popüler Yorumlar

Kültürümüz



  • Şairlerimiz



  • Düğünlerimiz

  • Şiirlerimiz

  • Deyimlerimiz

  • Ünlüler

Son Resimler

Kadir ÇAĞLA...
Kadir ÇAĞLA...
HATAY-Hassa...
Grnt079
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün791
mod_vvisit_counterDün1987
mod_vvisit_counterBu Hafta10064
mod_vvisit_counterGeçen Hafta11606
mod_vvisit_counterBu Ay31099
mod_vvisit_counterGeçen Ay54584
mod_vvisit_counterToplam577195
RocketTheme Joomla Templates