Şuanda 25 konuk çevrimiçi
     
Televizyondan Yönetilen Toplum Olmak PDF Yazdır e-Posta
Celil ABUZER tarafından yazıldı   
Pazar, 20 Aralık 2009 01:41

     Değerli dostlar, gündelik yaşamımızı televizyon belirler oldu. Artık televizyondan yönetiliyoruz. Hayat akışımızı diziler belirliyor. Maşaallah! her güne bir dizimiz var. Hatta bazı günler hızımızı alamıyor bir güne birkaç dizi birden sıkıştırıyoruz.

Savaşlar, açlıklar, felaketler, zulümler, çiğnenen insanlık onuru bizi hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Dünya batmış bize ne? Olmadı onlara da biraz “dizi” verelim. Belki dizilerimiz onları da “uyutur!”, acılarını birazcık dindirir! Ne dersiniz?

     Aziz dostlar, maalesef öyle! İnanın abartı yok. Halimize bir bakalım, bahsettiğim durumdan çok farklı olmadığını göreceğiz.  Toplumumuz televizyonun pençesine öyle bir düşmüş ki, televizyonla yatıp televizyonla kalkar olmuş. Gündelik yaşamımızın merkezi olmuş, ayrılmaz bir parçası haline gelmiş televizyon… Maçlar, diziler, olmadı televoleler, yarışmalar…

     Çocuklarımız mı? Onlar için özel çizgi filmlerimiz, sihirli, büyülü dizilerimiz  var!  Çocuğumuz bir oturuyor televizyon karşısına; ondan sonra ölü mü yaşıyor mu bilene aşk olsun! Hem böylece bizi rahatsız da etmiyorlar! Mesela, soru sormuyorlar, bizden uzaklaşıyorlar! Problem çıkarmıyorlar! Akşam oturmalarını, aile sohbetlerini çoktan unuttuk. Artık birlikte “dizi oturmaları!” yapıyoruz. Daha olmadı dizi savaşları başlatıyoruz, benim dizim senin dizini döver diye! Benim dizi bir başlasın, her şeyi unutuyorum. Dünya umurumda değil!.. Ülke batmış-çıkmış, birileri toplum olarak bütün bir geleceğimizi ipotek altına almış bana ne! Benim dizim hepsinin hakkından gelir. Daha olmadı, “Polat abiye, Memati abi”ye söylerim,  canlarına okur! Merak etmeyin, her yaşa, her duruma göre dizilerimiz var. Seç beğen al…

     En renklileri gençlerimiz için olanları… Hele okul dizilerimiz var, süper! Öğretmen nasıl üçkağıda bağlanır? Kız nasıl tavlanır? Erkekler nasıl yola getirilir? İnsanlar birbirlerine nasıl kırdırılır? Hepsinin cevabı var. Çok zorlanırsanız; “Yüce Onus”tan izin alıp “Selena” ya başvurabilirsiniz, o halleder! Dert ettiğiniz şeye bakın! Toplumumuz S.O.S. veriyor, elden gidiyor. Hayatı, sadece dizilerde ve televolelerde gösterilen sahte dünyalardan ibaret zanneden ruhsuz, idealsiz, fikirsiz, amaçsız ve umarsız bir gençlik yetişiyor. Yaşam, nasıl olursa olsun kısa yoldan köşe dönme, yeme, içme, zevk, oyun, eğlence olarak görülüyor. Tabi bu da “oyun kuranların!” işine geliyor. Yine onların gemileri istedikleri yönde ilerliyor. Gençlik elden gidiyormuş kime ne? Önemli olan onların sinsi emelleri, çıkarları… Vatan, Millet, Sakarya… Hepsi tarih oldu, masalsı bir dünyada kaldı.

     Aman açmayın o kutuyu! Bu millet uyanmasın! Bu gençlik uyusun! Ne olur ne olmaz, o eski günleri, atalarını, üç kıtada at koşturduklarını hatırlayacak olurlar! Aman fırsat vermeyin! Televizyonuyla, meşhur dizileriyle, televoleleriyle, tatlı yarışmalarıyla! maçlarıyla baş başa bırakın onları… Kendi yalancı, yapay dünyalarında avunup dursunlar... Sakın düşünmelerine, kendilerini sorgulamalarına fırsat vermeyin!             

     Değerli dostlar, bu gidişe dur demenin zamanı hala gelmedi mi? Bu oyunu bozmak için neyi bekliyoruz? Gençliğimiz, geleceğimizi, yarınlarımızı emanet edeceğimiz gözbebeğimiz, yarının toplum kurucuları, öğretmenleri, doktorları, siyasetçileri, yöneticileri onlar… ve onları kaybediyoruz. Zaman, bir şeyler yapma zamanı…  “Durun kalabalıklar! Bu cadde çıkmaz sokak” diyen ve diyecek olan yüreklere selam olsun…

     Saygılarımla…


 

20.12.2009

Yard.Doç.Dr. Celil ABUZER 


 

Son Güncelleme: Çarşamba, 18 Mayıs 2011 12:17
 

Yorumlar  

 
0 #6 25-12-2009 07:01
bizler İHL de okurken öyle bir cihat aşkı vardı ki; her birimiz bir fatih, kanuni, yıldırım... gibi bir his ile ve o heyecanla okul yolunu tutardık ve bazen bir hafta boyunca teneffüse çıkmaz en çok kitap okuma yarışması yardık ve ortaya bir konu atar o konu hakkında günlerce tartışırdık o konuyu araştırırdık. ama geçenlerde nöbetçi idim genç kızlara sordum kızlar gelecek için idealiniz nedir diye. onların cevabı beni gelecek hakkındaki umutlarımı söndürdü diyebilirim. dediler ki; hocam şu anda arka sıradakileri izlemek.bu diziler gençliği yok ediyor. buna bir dur demek lazım. ellerimizdeki kumandayı atma vakti geldi de geçiyor bile. önce evlerimize sonra da genliğimize sahip çıkalım. saygılar, sevgiler.
Alıntı
 
 
0 #5 24-12-2009 19:46
Saygı değer hocam öyle bir konuya değinmişinizki, bir toplumu istediğin gibi yönetmek ve yapılan planları anlamaması için yapılacak en güzel iş Tv lerin yapacağı ve toplumu esir alacağı konular uzun araştırmalar sonucunda bulunan kurnazlıklar, tabiki buda desteksiz olmuyor, destekte olunca işler yolunda ilerliyor, mesala dış desteği olmayan diç bir medya ayakta duramıyor, destek alabilmesi içinde destek verenlerin istediğini yapman gerekiyor, Başına getirilen idareciden tut ne sayarsan.
Şöyle bir objektif olarak bakarsan, çevremizde ve gündemde olan olaylara bakın ne demek istediğimi anlarsınız. Tabiki anlamak isteyenler için,bir Dünyada bu kadar riakar, düzenbaz ve hatta hain olan bir yerde ne beklersiniz, İnsanların beynini uyuşturmak gerek onuda dış destekli medyamız hallediyor.
Bir memleket düşünün kahramanları hain, hainlerin kahraman olarak lanse edilmesi ve bunu seyreden bir toplum ancak Tv dizileri ile uyuşturulur. onuda bizde tam uyguluyorlar. Ne deyim Allah bu milletin üzerindeki ölü toprağını kaldırsın ve uyanmasına vesile kılsın derim. Allaha emanet olun.
Alıntı
 
 
0 #4 24-12-2009 05:53
daha vahim olanları da ben ekleyeyim:

kurtlar vadisi, kollama, tek türkiye.....
Alıntı
 
 
0 #3 22-12-2009 05:30
Saygılar hocam! Gerçekten toplumun büyük yarasını dile getirmişsiniz! Özelikle toplumumuzun temeli olan ailevi düzenlerimizi bozmaya yönelik diziler çok sinsi bir tuzaktır. Gençlerimiz bir an önce Kur'anla buluşturulmalı. Kurtlar vadisini kaçırmayanlar, Kur'an'da ki cehennem vadisinden haberi olmayanlardır. Herkesi saygı ile selamlıyorum.
Alıntı
 
 
0 #2 Halil İbrahim SÖYLEMEZ 21-12-2009 20:12
Teşekkür ederim. Sayın hocam. Eline sağlık. İnşaallah Çıkmaz sokak İmarlı hale gelir. Bütün kardeşlerin birlik ve beraberliği ile inş.
Alıntı
 
 
0 #1 21-12-2009 09:27
Televizyonsuz hayat mümkün mü? Evet mümkün; -sağolsun- eşimle evlenirken karar almıştık, televizyon almayalım diye ve o kararı üç yılı geçti uyguluyoruz. Ne kazandık diye sorarsanız cevap veremem belki ama inanın hiçbir şey kaybetmedik. Dostlar "çocuklar büyüsün o zaman mecbur alırsınız" diyorlar. İnşallah öyle bir zorunluluk hissetmeyiz. Belki "Durun kalabalıklar! Bu cadde çıkmaz sokak" diye haykıramasak da o sokağın bizi bir yere götürmeyeceğini biliyoruz, bu da birşey ifade eder inşallah. Bize bu bilinci kazandıran hocalarıma selam olsun:!
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son yorumlar

Popüler Yorumlar

Kültürümüz



  • Şairlerimiz



  • Düğünlerimiz

  • Şiirlerimiz

  • Deyimlerimiz

  • Ünlüler

Son Resimler

Kadir ÇAĞLA...
Kadir ÇAĞLA...
HATAY-Hassa...
Grnt079
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün788
mod_vvisit_counterDün1987
mod_vvisit_counterBu Hafta10061
mod_vvisit_counterGeçen Hafta11606
mod_vvisit_counterBu Ay31096
mod_vvisit_counterGeçen Ay54584
mod_vvisit_counterToplam577192
RocketTheme Joomla Templates