Şuanda 26 konuk çevrimiçi
     
Öğrenilmiş Çaresizlik PDF Yazdır e-Posta
Yard. Doç. Dr. Celil ABUZER tarafından yazıldı   
Salı, 29 Eylül 2009 19:27
 

 Öğrenilmş Çaresizlikten Toplumsal Çaresizliğe

 
   Sosyal bilimlerde “öğrenilmiş çaresizlik” diye bir kavram vardır. Bireyin, çözemediğini, üstesinden gelemeyeceğini zannettiği olaylar karşısında çaresizliğini kabullenme durumu “öğrenilmiş çaresizlik” kavramıyla açıklanır. İnsan, böyle olaylar karşısında durumu değiştirebileceğine olan inancını kaybeder ve özgüvenini yitirir. Sonunda da şahsiyeti bozulmuş, asosyal, pasif, ezilmişlik kompleksine bürünmüş, parçalanmış bir kişilik karşımıza çıkar.
Bu bağlamda; “öğrenilmiş çaresizlik” çaresizlikten daha tehlikelidir. Hani, Büyük Şair Necip Fazıl Kısakürek’in bir mısrası vardır;
 
   “Ya çaresizsiniz ya da çare SİZ siniz” diye… İnsan, kendisine olan inanç ve güvenini kaybedip çaresizliği kabullendikten sonra yapacak pek bir şey yoktur. Oysa, bütün başarılar, önce başarmaya olan inançla, ümitle başlar.

 Öğrenilmiş çaresizliği ifade etmek için şöyle bir deney yapılmıştır: Bir köpek balığını başka bir balıkla aynı akvaryuma, araya bir cam bölme konularak birbirinden ayrı bir şekilde koymuşlar. Köpekbalığı acıkınca karşısındaki balığa saldırmak istemiş, fakat arada cam olduğu için balığa ulaşamamış, cama çarpmış. Bunu tekrar tekrar denemiş ama her defasında aradaki cam ona engel olmuş. Karşısındaki balığı yemek için günlerce uğraşan köpekbalığı sonunda denemekten vazgeçmiş. Bir süre sonra aradaki cam bölme kaldırılmış. Köpekbalığı, bu defa karşı tarafa geçmeyi hiç denememiş, hatta diğer balık yanına gelmiş ama köpekbalığı onu yememiş ve bir süre sonra da açlıktan ölmüş. İşte; aradaki engel kalkmış olsa bile köpekbalığının yeniden deneme gücünü kaybedip başarısızlığı, yenilmişliği kabul etmesi, başarısızlığa şartlanması, bize, “öğrenilmiş çaresizliği” çok güzel bir şekilde anlatmaktadır. Buna benzer durumu zaman zaman toplumsal yaşamda da görebiliriz. Ümidini yitirmiş, ezilmişlik psikolojisine bürünmüş, kendisini hep ikinci, üçüncü sınıf olarak görmüş, yoksulluğu, yoksunluğu bir “ değiştirilmez kader!” olarak gören bireylerin oluşturduğu toplumların yükselmesi hayaldir. Çünkü, o hep ağlamaya, sızlanmaya, acı çekmeye şartlanmıştır. O hayatta hep mağdur rolünü oynayacak ve bunu değiştirmeyi hiç düşünmeyecektir. Çünkü; değişeceğine olan inancını yitirmiştir.

Bu çerçevede, maalesef yer yer bizim toplumumuzda de benzer bir “kaderciliği!” görmekteyiz. Özellikle kırsal yerleşim yerlerindeki insanlarımızda “öğrenilmiş, kabullenilmiş çaresizliği” hissedebiliyoruz. Oysa, bu vatanın evlatları yüzyıllarca dünyaya yön vermiş, ilim, irfan yaymış ve yüksek bir medeniyet kurmuştur. Bu gün dünyanın geldiği bilimsel ve teknolojik gelişmeler o medeniyetin getirmiş olduğu birikimin üzerine kurulmuştur. Bu medeniyet tecrübesi aslında, bizim damarlarımızda dolaşmaktadır. Yeter ki onun farkına varalım. Dolayısıyla, toplum olarak yeniden şöyle bir silkinip başarıya olan inancımızı tazelememiz gerekmektedir. Dünyada iki grup toplum vardır; ya tarihin aktörü ya da figüranı… Biz durumumuzu yeniden gözden geçirip hangisi olmak istediğimize bir an önce karar vermeliyiz. Saygılarımla…


Yard. Doç. Dr. Celil Abuzer 

Harran Üniversitesi Eğitim Fatültesi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Bölüm Başkanı

Son Güncelleme: Cumartesi, 11 Haziran 2011 16:05
 

Yorumlar  

 
0 #6 mustafa 09-10-2009 04:15
hocam sizi görmek isterdim bu site çok güzel AKTEPE'DE çok güzel ellerinize sağlık hocam okulda görşüşmek üzre :-*
Alıntı
 
 
0 #5 03-10-2009 08:05
Kıymetli hocam yazınız günümüz insanını anlatan bir yazı olmuş. Sizin gibi kymetli hocalarımızın yazılarını sitemizde görmek bizim için onur verici; demek ki Aktepe'den sizin gibi değerler de çıkıyor, bu geleceğe olan inancımızı arttırmaktadır. Yazılarınızın devamını bekleriz.
Alıntı
 
 
0 #4 02-10-2009 21:21
hocam bizlerin durumunu çok güzel ifade etmişsiniz.YApılan araştırmalarda ülkemizde yaşayan insanlara ve en önemlisi öğrencilere 100 defa başaramassın dendiği halde sadece 3 defa başarabilirsin deniyormuş. Buda bizin Öğrenilmiş çaresizliğimizn sebebini açıklamaya yeter sanırım...
Alıntı
 
 
0 #3 volkan 02-10-2009 07:27
Degerli Hocam yazınız için teşekkür eder.inşallah devamını bekleriz..
Alıntı
 
 
0 #2 30-09-2009 08:28
Hocam kaleminize sağlık. celil hocamızın yazılarını bekliyoruz. aktepede bulunabilecek ender insanlardan biridir kendisi. ayrıca birkeresinde bayram hutbsi vermişti hiç unutamam. böyle geniş bir insanın burada şimdiye kadar olmaması büyük bir eksiklikti. allah sizden razı olsun
Alıntı
 
 
0 #1 30-09-2009 05:29
Kendimize gelmek için silkelenmek aynaya bakmak şanlı tarihimizden hisseler çıkarmak, özümüze yabancı durmamak gerekiyor. Celil Hocama bu özlü yazısından dolayı teşekkür eder; biz gençler için yol gösterecek yazılarının devamını dilerim. Allah razı olsun hocam!
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son yorumlar

Popüler Yorumlar

Kültürümüz



  • Şairlerimiz



  • Düğünlerimiz

  • Şiirlerimiz

  • Deyimlerimiz

  • Ünlüler

Son Resimler

Kadir ÇAĞLA...
Kadir ÇAĞLA...
HATAY-Hassa...
Grnt079
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün786
mod_vvisit_counterDün1987
mod_vvisit_counterBu Hafta10059
mod_vvisit_counterGeçen Hafta11606
mod_vvisit_counterBu Ay31094
mod_vvisit_counterGeçen Ay54584
mod_vvisit_counterToplam577190
RocketTheme Joomla Templates