|
Herkes maddeleri incelemiş (yani öyle söylüyor). Bende daha önce de okumuş olduğum maddeleri yeniden irdelemek istedim. Muhalefetin neden hayır diye açıklayamadığı, kadrolaşacak, ele geçirecek gibi saçma sebeplerle karşı çıktığı maddelere ben mantıklı açıklamalar aradım. Anayasa Mahkemesi konusunda kararım aynıdır. Ama sadece HSYK ile ilgili kararı detaylıca okumaya çalıştım.
Gördüm ki; YÖK üye seçemiyor, onların teklif ettiklerinden Cumhurbaşkanı seçiyor. Daha da önemlisi; HSYK’nın 22 üyesinden 10 tanesinin 1. Sınıf hakimler arasından seçilmesinin önemine ne hükümet ne de muhalefet dikkat çekmiyor, çekemiyor. Oysa orada öyle bir ince çizgi var ki… 1. Sınıf olan 10 hakim kime bağlı ve kimin himayesi altında ona bakmak lazım. Siyasi iradenin emri, denetimi ve gözetimi altındalar. Bakan’ı bırakın Adalet bakanı Personel Daire Başkanı bile onların borazanlarını istedikleri gibi öttürmelerini sağlayabiliyor. Yani çoğulcu bir kurul tabi ki daha etik ve doğru kara alır. Ama gerçekten Hükümetin denetime girecek o zaman kurul. Bu hükümet için olması beni ilgilendirmiyor. Yeniden kurulsun, yeniden yapılandırılsın, şaibeler ortadan kalkmış olur. Ancak bana göre bu günübirlik bir çözüdür. Daha adil olsun, daha çoğuldu olsunisterim. Ama bu hükümet gidence yarın gelecek hükümet kendi bakanı ve bürokratları aracılığıyla istediği (10) kişileri seçtirecek. Üzerine 1 bakan, bir Bakan Müsteşarı ekledin mi 12 kişi oluyor. O zaman atamaları direk Bakan yapsın ne fark eder….
Birazdan herkesin zaten biz biliyorduk dediğini duyar gibi olacağım. Başbakanın Pkk ilişkilendirmeleri, belden aşağı hakaretleri, referandumu anlatmak yerine sataşma politikası izlemesi beni hayıra pekiştirerek kararsızlığımı netleştirdi. Tabi bunlara örnekler de vereceğim.
Başbakan, partilileri ve taraftarı oldukları gazeteler günlerce Dörtyol’da Asker ve Mhp işbirliği olduğunu, Mhp’lilerin terörist olduklarını, Belediye encümeninin hain olduğunu ima edip meydanlarda, gazete ve televizyonlarda anlattılar. Bildiğim kadarı ile olayı, Dörtyol savcısı haricinde İçişleri Müfettişleri araştırıyor. Başbakan da ayrıca özel müfettişler göndereceğini belirtişti. Emniyetin ya da özel yetkili müfettişlerin, zanlılar da ortada iken olay küçük sayılabilecek bir ilçede olmuş, herkes birbirini tanıyor iken bir rapor hazırlamaması ve Başbakanın hala olayı anlatması, MHP’yi suçlamak içi pişirip pişirip meydanlarda bağırması hoşuma gitmiyor.
Mhp Başbakan tarafından Pkk ile ruh ikizi olmakla suçlandı, suçlanmaya devam ediyor. Daha dünkü mitinginde aynı şeyleri söyledi. Adama şerefsiz diyebilmen için (ki sen Başbakan isen hiç hakkın yok, eleştirilere açık olmalısın) haklı olman gerekir. Peki Haklı mı? Pek öyle gözükmüyor. Geçen bu sitede bir yorumda okumuştum. Bir çapulcu pkk itirafçısı ismi bile belli değil ifade verdi, generaller (ki suçlularsa hiç çıkamasınlar) gazeteciler, yazarlar, akademisyenler içeri atıldı. “Neden?” dedi herkes, “bilgi, belge,delil” dedi herkes…Herkes sustu. Yandaş gazeteciler kanal kanal gezerek günlerce belge yok, gizlilik var, hazırlanıyor, falan falan…dediler. Hep bir ağızdan “ama efendim, ortada iddialar var”, “gazeteci iddiaları konuşmayacak mı” diyorlardı. Bu defa İstihbarat Daire başkanlığı yapmış, Bir Büyükşehir’in mevcut Emniyet müdürü var. Bazı şeyler söyledi, Kitap yazdı, belgeler gösterdi gazetecilere…. Kim ne yapıyor, hangi savcı soruşturma açıyor açıklamalar ile ilgili. HSYK’ya seçilecek savcılar işte bu hükümetten korkan savcı ve hakimlerden seçilecek. Ama Başbakanın talimatıyla hem dava, hem Bakanlıktan soruşturma hem de kitap toplama girişimleri başladı…
Peki Karayılan olayına ne demeli? Pkk’nin çapulcusu günlerce manşet edildi, bak itirafcı iddialarına yenisini ekledi diye. Tabi peşinden dalgalar peşpeşe… Peki elebaşısı, örgütün en yetkilisi! Açıklama yapıyor neden yalancı oluyor. O itirafcını doğru söylediğini tespit için yalan makinasına mı bağladınız. Ama yalancını mumu yatsıya kadar yandı. Elimde bilgi ve duyum olduğunu açıklayan muhalefetin baskıların dayanamayan hükümet tarafından ses çıktı. Önce Başbakanın akademisyen Başdanışmanı, bir gün sonra da Başbakan görüşmelerin parti adına değil ama devlet adına olabileceğini, olduğunu söylediler. Peki Devlet kim, Devleti yöneten, temsil eden kim? İçler acısı bir durum değil mi bu kandırmacalar…? Peki bu durumda kim daha şerefli?
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Ahmet Kemal AKTEPE |
Yorumlar
2- MHP li değilsen eleştirimi niye üzerine alınıyorsun?
3- Mustafa Bilgini şikayet eden komşusuydu.Bu kişi aker yalakasıydı. Hilmi Maraşlının kahvesine maç seyretmek için uzman çavuşlar gelmeden nasıl yer ayarlamaya çalıştığına bizzat ben şahidim. Beni kaldırmak istedi ben kalkmadım.
4- Ben MHP yi eleştiren yazılarımı eleştirenlerin 2004 yılından sonra ailelerinin yerel seçimlerdeki eğiliminden dolayı MHP li olduklarımdan eminim. Neden bu yazılarımdan alınıyorsunuz? Yanlış yazdığım ne var açıklarsanız, çok yalandan kurtulmuş ve aydınlanmış olurum....(Sadece sataşmak ve eleştirmiş olmak için yazmayın, yazılarımı okuyup yaptığım hatalarım varsa lütfen açık açık yazın aydınlanayım. Ben insanların fikirlerine saygılı ve açık biriyim.)
"çok laf yalansız olmaz..."
öncelikle belirtmeliyim ki çok şükür mhp'li değilim.
şimdi üstü kapalı bişeyler ima etmeye çalışan ****yı düzeltelim. çünkü öyle hırslı ve sinirli ki her cümlesi yanlışlarla dolu. hırslı ve kinci insanlar abartarak konuşur.
1-h**** kardeşiniz fikrini söylememiş daha ilk yorumunda (Alttan sayarsan 6. sırada) Diline mhp dolamış, vurmuş da vurmuş... fikir söylerken kışkırtmazsan, sesini yükseltmezsen, YA DA KARŞINDAKİ BUNU YAPARKEN SEN SAKİN OLABİLİRSEN fikrini söylemiş olursun.
2-(isim verelim, net olalım) Kaymakam için ya da mustafa bilgin için; Cafer Söylemez ya da yanındakilerin bu işin içinde olduğunu ima etmek kendİni inkardır. Çünkü o dönemde aynı partiliydiler.
3- cafer söylemez ve gurubu 25 yıl değil, 20 yıl. 5 parti değil 3 parti değiştirmiştir. Anap kökenlidir. Refah iktidarındaki çalışmalar, hizmetler ve havuz sistemi dolayısıyla hizmet için parti değiştirmiştir. Mhp için ise yerel mhp potansiyeliyle birliktelik yapmak için aday olmuştur. Parti değiştirmek problem olmamalı sizin gibi üniversite mezunu aydın insanlar için. hem en azından cafer söylemez ve ekibi milliyetÇi-muhafazakar çizgisini kaybetmemiştir yani çizgisiz değildir.
4-her evden üniversite mezunu insan yetişmiştir ama hala ilkokul mezunu belediye başkanını desteklemektedi r. üniversiteli aydınları piste davet ediyorum.
görüldüğü gibi, 4 satır yazı, dört satır yanlış bilgi...
kim kral kim kralcı belli değil
Bizim yörede insanlar ailelerinin siyasetteki durumuna göre siyasi görüşlerini şekkillendiriyo r. Tıpkı küçük kardeşlerin abilerinin tuttuğu takımı tutmaları gibi. Daha sonra takım tutma saplantı haline geldiği için bundan vazgeçemiyorlar .Siyassette tutulan yada desteklenen partide de durum aynı şekilde devam ediyor. Ben eski bir MHP li olarak bugünkü tavrını eliştirdiğim zaman insanların zoruna gidiyor. Ama ben eminim ki bu eliştiriyi kaldıramayan arkadaş 2004 yılından beri MHP li dir. Öncesi yoktur. Yıllar önce berberde traş olurken komünizmi kötüleyen birine niye kötü, adamların ekonomik görüşleri mükemmel dediğimde herkes bana ters ters bakmıştı. Komünizm kötüdür niye diye sorduğuda cevap yok. Fikir sahibi olunmadan bilgi sahibi olunmaz (Yine yanlış anlaşılmasın Komünist bir fikre sahip değilim, adamların ekonomik görüşleri iyi ama uygulanma şansı yoktur, tamamen ütopik bir fikirdir. Zaten hiç bir yerde de uygulanamamış olması bu yüzdendir.Sovyetler birliği sosyalizm aşamasına bile gelememiş, proleterya aşamasında kalmıştır)
Anayasa değişikliklerin i içeriğinde normal bir insanı rahatsız edecek hiçbir şey yok... Sadece yargıda belli bir çoğonluğa sahip olanların kast sistemi yıkılacağı için bunun yaygarasını yapıyorlar. Bizim milliyetçi ve ümlkücü insanlarımız da onlarn peşlerine takılıyorlar. (Çoğunluğa sahip oldukları anayasa mahkemesi bile bunları anayasaya aykırı bulamadı)
Ben AKP li değilim, şimdoiye kadar da oy vermedim ama bunların yaptıkları her şeyde kötü değil. Tıpkı MHP nin yaptığı herşeyin iyi olmadığı gibi...İnsanlar partileri bırakıp sadece yapılanları incelese doğruyu bulacaklardır.
AKPlilerde C.Başkanlığı seçiminde MHP nin yaptığı tavra teşekkür etmelidirler. Yapılamı gerekende budur. Yoksa sağcı diye şimdi CHP de olan Süheyl Batumlar, ergenekondan tutuklu Mehmet Haberaller C.Başkanı seçtirilmeye çalışılıyordu birileri tarafından. (Haberalın avukatları öncesinde Baykaldı, şimdi ise Tuncelili Kılıçdaroğlu)İn sanlarımız uyanık olsunlar yeter.....
1-şakşakcı olacağıma kuyruk olmayı tercih ederim.
2-bir parti sizle gelince demokrat, sizle gelmeyince hain ya da kafatasçı olması sizin seviyenizi gösterir.
3-google herşeyi söylüyor. araştırın rakamı görün ki, dedikoducu olmayalım..... (Bu sözleri iade temiyorum, zaten sana ait olanlar)
Bunlar sizin yazılarınız. Seviyeden bahsedebilmeniz için bu yazıları yazmamış olmanız gerekirdi.Benim ilk yazımda açık olarak söyleyeyim Moğoltayın etnik ve dini kökene dayalı yargı kadrolaşmasını eleştirmiştim. Aynı kişiler bu kadrolaşma bozulacak diye çırpınıyor ve sizler bunun farkında değilsiniz.
seviye olarak çok ileri gitmişsem o siyasetcilerin seviyesidir diyerek özür dilerim.
ancak********** *********admin neden engellemez çok merak ettim...
hem 10 hsyk üyesinin siyasi iktidar (bunlar ya da sonrakiler hiç farketmez) seçecek bu yanlış oluyor yorumuna moğoltay da kadrolaşmıştı alanen demek de,
apo ile görüştü diyenlere bu bir iftiradır şerefsizliktir diyip sonra özür dileyen birinin yaptığı yanlışı çamur atarak savunmak da seviyesizliktir .
aslında orası yanlış oldu, o kadar seviyesiz olmasaydı yazsaydınız sizi tebrik ederdim.
ama nafile...
işte yorumlardan seviye:
"deniz bölükbaşının konuşmalarını googleden hatırlada utan(eğer biraz var ise)"
"*************** **"
aynen iade ederim.
Ben yazımda halkın oyuna hiçbirşey demedim. Halk, kendisini yönetecek olanrnı kendisi seçmelidir. Doğrudur yada yanlıştır, ama karar halkınddır. Buna hiç kimsenin dışarıdan müdahale etmemesi gerekir. (Hatırla üniversite rektörlerinin yürüyüşünde açılan ordu göreve pankartlarını) EĞer halk yanlış aadama yada partiye oy verirse kötü yönetimin cezasını halk kendisi seçecektir. İşte demokrasi budur. (Hatırla DSP-MHP-ANAP koalisyonunu, tarihin en büyüm ekonomik krizlerini ve yapılan yolsuzlukları)D evalüasyon yapıldığında Merkez Bankası kimlere ne kadar döviz satmıştı, Bahçeli eğer vatanseverse Apoyu assmak yerine bunun cevabını verirdi, ama açıklayamaz. Hatırla Koray Engin'i. Niye ortalarda yok. Bu adam MHP nin vitrininde değil miydi. Yıllardır köşe başlarını tumuş, hiç bir taşın altına elini sokmamış (siyasi yönden)insanlar MHP nin borazanlığın yapıyorlar.Sözcüsü Oktay Vural olan partinin seviyesini düşünemiyorum. Yıllardır Adalet Bakanlığında bürotratlık yapmış Faruk Bal, Ülkücü gençlere ders vermek için seçilmiş 50 eğiticiden biri olan Mehmet Şandır nasıl bu durumlara düşürüyorlar kendilerini. Siyasi hırs bu kadar mı gözlerini kör etmiş bunların.DOğru tekmtir. Kimin yaptığı yada kimin söylediğıi önemli değil. Önemli olan doğrudur var olmasıdır. Doğruyu getiren kim olursa olsun desteklenmelidi r.Hayır cephesine bakınca gözlerim yaşarıyor;PKK,C HP,MHP. bu yaraşırdı devletin başına geçecek devlete.......Apoyu asmamak için hükümetin idamı kaldırısın sen sonradan bunu niye asmıyorsun diye bağır. Şimdi destek verelim idam geri gelsin diyor utanmadan. Bir kişinin hukuki durumu ağırlaştıralama z. Yargılandığı zaman idam cezası olmayan bir kişiye sonradan fiilinin müeyyidesi ağırlaştırılara k idam cezası verilemez (Faruk Bala sorabilirsin). Bu cezanın sanık aleyhine ağırlaştırılama ması ilkesidir..... Bütün hukuçular devletin bu saçmalıklarına gülüyordur. Bir tek Süheyl Batum hariç.. O üniversitede söylediklerini tersini söylediği için buna katılabilir.....
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.