|
Zannedersem 1977 yılıydı. Kürecideyim o zamanlar Kursta tatil Perşembe günleri öğleden sonra başlar, Cuma günü akşam biterdi. Talebelerde hizmet aşkıyla civar köylere Hutbe okumaya, Vaaz etmeye ,talebe bulmaya, takvim satmaya, hulasa hizmet için koşarlardi.
O günlerde bende bir Perşembe günü Ceylanlı Köyünden Müslim Keskin isimli bir arkadaşla Bektaşlı köyüne gitmiştim köyde iki Cami vardı yeşillikler içerisinde harika bir köydü o akşam bir Hacı emmiye müsafir olmuş ertesi günde aşagı Mahllenin camisinde hutbe okumak için hocadan izin almıştık...
Misafir oldugumuz hane sahibi hoş sohbet birisi. Tüm Hatayda olduğu gibi Misafirine hizmette kusur etmiyordu .hele misafiri Kura'n talebesi olursa daha bi başka oluyordu kusur etmediği gibi o bölgenin mistik yapısına uygun olarak şair ruhlu biriydi. O bölge dedik sitemizde de Muhammet demirci Ve Memduh demirci gibi köyünüzden ne güzel şairleriniz var..
Bu bölgenizin mistik yapısından kaynaklanıyor bizim memlekette böyle bir şey yoktur birde o bölgede barak ağzıyla saz çalıp türkü söyleyenler var buda ayrıyeten araştırılması gereken bir husus bence. Bektaşlıda müsafir olduğumuz hacı emmi şiirler okuyor benimde Hafız olduğumu öğrenince coştukca coşuyor.. bende kaside-i Bürdeden beyitler okuyorum güzel laflar ediyor ve sandıktan bir kitap çıkarıyor oradanda müthiş deyişler okumaya başlıyor..
Sokaklara boynuz dikti Danalar İnsan diye it doğurmuş analar Maddeye yer öpen sırtı alalar Manayı görünce şaşıyor Hasan
Gene ağzımızı açmıyor bıçak Huzur size ömür dert salkım saçak Oyuna kalkıyor yüzlerce köçek Batıda bir hava çalınca Hasan
Aziz dostum av zamanı geldimi Kekliklerin ötmesinden ne haber Mız Durdunun oğlu asker oldumu Mezoların Fatmasından ne haber
Kim evlendi kim boşandı kim öldü Bu seçimde köye muhtar kim oldu Zır ümmetin Fadimeyi kim aldı Gelin olup gitmesinden ne haber
Memiklerin Iraz için kel Durdu Sinanın oğlu Muharremi öldürdü Keş Ahmet bayramda Namaz kıldırdı Kerim ağa köyden göçtü duydunmu
Çavuşların yumuk gözlü Tahiri Kahve yaptı kırk senelik ahırı Erkek Fatma dişi çürük Mahiri Güpe gündüz aldı kaçtı duydunmu
Ala kardır Akkayanın yücesi Asker oldu Halimenin kocası Saylak köyünün ilerici hocası Minarede şarap içti duydunmu
Dikkat eyle anlam çıkar sözümden Bir hızarcı geldi Altınözünden İpsiz Mustafanın tek boynuzundan Onaltı çift tahta biçti duydunmu.... Bu deyişleri hiç bir zaman yanımdan ayırmadığım kasedime kayıt etmiştim. ev sahibi bu deyişlerin olduğu kitabı göstermedi. sandığa tekrar sakladı öldüyse Allah rahmet eylesin sağsa en az 90 yaşında olması lazım Allah selamet versin. Zannedersem 2001 yılıydı İstanbul Beyazıtta sahaflar çarşısı var orada pazar günleri eski kitap sergileri olur bende hasta oluncaya kadar her pazar mutlaka gider kitap bakardım bir hafta 10-15 kitap aldım eve gelince hemen o kitapların okumasını o akşam bitirirdim. kitapları tetkik ederken VUR EMRİ isimli bir kitabın içindeki şiirler bana yabancı gelmedi biraz dikkatlice inceleyince 1977 yılında Bektaşlıda'ki Hacı Emminin bizden sakladığı kitabın ta kendisi Maraşlı Abdurrahim Karakoç'un Kitabı...
Bu şair yazar abimizi aslında yıllardır tanırım Vakit Gazetesinde yazılar yazar. 21 temmuz 2009 salı günü " Bu Tosun Kimin Tosunu Oluyor" başlıklı bir yazı yazdı bu yazı yıllardır içimi kemiren bazı şüphelerimi teyit etmiş oldu.
Bu günlerin modası ERGENEKON yani kısa adı " ETÖ " 1980 öncesi benim Kürecili yıllarımda'da vardı. O dönem memleketi kana bulayan 12 eylül ihtilalinin zeminini hazırlayan bu örgüttü ilk bu örgütü 1977 nin başbakanı Bülent Ecevit tesbit etmiş Kontgerilla demişti. O zaman biz bile Ecevit'e kızmıştık ihtilalden sonra ihtilali yapanlar tarafından bu örgüt Partileştirildi o zaman Süleyman Demirel'i yasakladılar (bu örgütün cemaziyel evvelini en iyi demirel bilir. meşhur sözlerinden biridir bu örgütü işaret ederek o zaman 11 Eylülde akan kan 12 eylülde nasıl durdu diye soran Demirel'dir. maalesef aynı Demirel bu gün ileri yaşlanmasından olsa gerek örgütün en iyi adamlarından birisidir) Demirel bunlar parti kurmaya başlayınca veciz sözlerinden birini daha söyledi o zaman "ben arsama gece kondu yaptırmam" gercekten ergenekonculardan arsasını korumaya calıştı ama Özal arsasına Villa kondurdu villanın adı ; ANAP'tı.
Ergenekoncular'da MDP Milliyetci Demokrasi Partisi eskiler hatırlar. Horoz amblemli bir partiydi, seçime bir kaç gün kala EvrenTv de bu partiye oy verilmesini istedi. halk bunlara itibar etmeyince belkide son yüz yılın en önemli liderlerinden biri olan Turgut Özal doğmuş oldu. Ergenekoncular bu partilerinin başına eski bir general olan sebatayist Turgut Sunalp'i getirdiler ve bunlarda Demirelin Arsasına Demirele rağmen Gece kondularını oturtdular. İşte o aman Demirelin arsasına Özalın yaptığı Villada 36 yaşında genç bir isim kimsenin dikkatini çekmiyordu.. ama o isim her dönemin adamı oldu Turgut Özal Yıldırım Akbulut Mesut Yılmaz Erbekan hükümetlerin'de Devlet Bakanlığı Erdoğan Hükümet'lerinde Adalet bakanlığı ve halen Başbakan yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü olarak devam ediyor. Refah Partisi kapatılınca bütün yöneticilere yasak geldi birtek bu kişiye gelmedi. Akpartiyi kapatma davası açıldığı zaman aralarında Cumhurbaşkanı Başbakanda olmak üzere 75 kişiye yasak istendi yine bu kişi içlerinde yok..
Bu türk büyüğünün adı: Cemil Çiçektir.
Cemil ÇİÇEK
Üstad Abdurrahim karakoçtan öğrendiğimize göre bu Türk büyüğü adeta Ergenekonun hükümet içindeki koruyucusu... Biliyorsunuz bu günlerde Ergenekon savcı ve hakimlerini değiştirp davayı bitirmeye çalışıyorlar peki bu savcı ve hakimleri değiştirme yetkisi kimde? HSYK (Hakimler ve savcılar yüksek kurulun) da. Bu HASYK nin Başkanı Adalet bakanıdır hatırlarsınız Vanda Ferhat Sarıkaya isminde bir Savcı vardı o zamanın Adalet bakanı Cemil Çiçe'ğe güvenerek Şemdinli olayları ile ilgili mükemmel bir iddianame hazırlamış hazırlarken görmüşki çetenin başında çok yüksek makamda bir general var iddianamesini mahkemeye sunuyor Mahkeme'de kabul ediyor sonra ne oldu bu savcı'nın Adalet bakanının imzasıyla savcılıktan men edildiği gibi Avukatlık bile yapması yasaklandı Cemil Çiçek hic günah işlemese bile bu Savcının günahı ona yeterde artar bile... Gelelim bu günki HSYK hakimler ve savcılar yüksek kurluna bu kurlun beş üyesi asıl iki yedek üyesi olmak üzere yedi kişidir Hakimler ve savcıların tayin işlerini bu kurul yapar beş üyenin ikisi Adalet bakanı ve müsteşarıdır bu üç asıl üyeden biriside Ali Suat Ertosun isimli bir savcıdır peki Cemil çiçekle bu kişinin ne alakası vardır öncelikle şunu bilelim HSYK üyesi bu Ertosun Ergenekon sanığı Engin Aydın isimli kişiyle yemekte suc üstü yakalanmıştır 22.07 tarihli gazeteler. Bu Ertosun HSYK üyesi olmadan önce Ceza evleri genel müdürü iken Cemil çiçek adalet bakanıydı bu kişi sayın Çiçek tarafından Devlet üstün hizmet madalyasıyla ödüllendirilmiştir şimdide hakettiği üstün hizmetini yerine getirmeye çalışıyor Ergenekon savcı ve hakimlerini değiştirip davayı bitirmek için. Bu Ali Suat Ertosunu yükselten Akpartidir bir kişinin Devlet üstün madalyası alabilmesi Bakan Bakanlar kuruluna teklif sunar Bakanlar kurulunun kararı Cumhur Başkanının imzasıyla mümkündür maalesef hükümet üyelerini ve Cumhur başkanını bu konuda yanıltan Cemil Çiçektir. Sayın Başbakan, “Bize AKP demeyin, AK Parti deyin” diyor ve emre uymayanları da edepsizlikle suçluyor... Benden kısa bir soru: Sayın Cemil Çiçek’in her zaman Bakan, her yerde emir/ferman yetkisi taşıdığı partiye şahsen ben “AK Parti” diyemem... Evet, yeni Adalet Bakanı hemşeriniz Sayın Sadullah Ergin, Ertosun ve arkadaşlarının Ergenekon davasını sıfıra indirme çabalarına bir miktar direndi... İnşallah yüce dağlardan bir rüzgâr esip te yelkenlerini indirmez... Halihazır bu Bakan’dan ziyade Cemil Çiçek söz sahibi gözüküyor... Yargıtay Başkanına efelendiğine bakınca, acaba HSYK’ya bir şeyler söyler mi diye bekliyoruz... Ve cevap geliyor: “Eğer dedikleri gibiyse çok vahimdir...” Amma ne cevap yaaa? Bir Yüksek Kurul yaptıklarından sorumsuz olamaz... Yapacakları hatalardan ve yanlı tutumlardan dolayı sorgulanmalı hele bu kurul 75 milyon insanın geleceğiyle oynuyorsa...Mevzuat müsait değilse, müsait duruma getirmek bugünkü Meclisin veya hükümetin vazifesidir... Pazartesi günü gazetelerde 10 kişilik bir listeden bahsediliyordu... Bu listede adı geçenler önemli konular üzerinde çalışan hakimler ve savcılardı... HSYK’ya kalsa hepsini değiştirecek, yerlerine münasip gördüklerini atayacaklar.... Böyle bir adalet olur mu? Olursa kimleri üzer, kimleri sevindirir? AKP cevap versin ki mutmain olalım...
Sayın Başbakanım; bu konuda direniyorsunuz ve halk gerçekten arkanızda ama önce yakınlarınızdaki Ergenekoncuları değiştirin.Durum vahim bu dava kaybedilirse hem size yazık olur hem bu Millete çünki bu Milletin tek ümidi gerçekten sizsiniz başkada kimse yok......
Selam ve dularımla
Ahmet ORUÇ
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
**** Bu yazı www.kurecibeldesi.com sitesinden alınmıştır.****
|
Yorumlar
Evet memlekette iki taraf oldu...Sayın yazarın bulunduğu tarafa bakınca kimler görünüyor buradan gri görünüyor..
sonraları şöyle bşey oluştu kafamda: herkesin bildiği ama resmi kayıtlı olmayan jitem'in görevi bitti, hukumet tasviye edecek. ederken de kendisine oy getiricek siyasi malzemeye dönüştürmek istiyor.
kardeşim birgün bahsetmişti cemil çiçek olayından, aynen yazarımız gibi anlatmıştı, arkasından seçimlerde hukumetin istanbul adayının kendisine zarar vereceğini görerek adaya ergenekon damgası vurarak diskalifiye etmesi, sonrasında her hafta çaktırmadan 2-3 kişinin tahliye edilmesi (kaç işi tahliye oldu bir araştırsanız şaşıracaksınız) .... kafamı karma karışık yaptı...
*************** *************** *************** ****
Admin; düzeltme yapılmıştır. Teşekkürler.
Bu adam yaptığı bu kadar karanlık işlerin karşılığın'da derin devlet tarafından nasıl ödüllendirilmiş tir? işte AKP hükümeti'nin bu adama verdiği madalya'yı ve "HSYK" üyeliğine nasıl seçildiği'ni yazar Ahmet ORUÇ ulusal gazetelerde bile göremeyeceğimiz bir ustalıkla okuyucusu'na sunmuş tebrik ederim.
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.